Tolga Demirbas
Hodri Meydan
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 172
Kalbimde Sadece "Körfez'im YataR"..
|
 |
« : 09 Eylül 2009, 14:29:14 » |
|
Kocaelispor’un genç file bekçisi Metin Erol’la Yeniköy’deki baba ocağında bir araya geldik. Futbola başladığı ilk günden, bugüne kadar yaşadığı her şeyi bizimle paylaşan Metin, duygularını, anılarını ve hedeflerini anlattı. Bu keyifli sohbette genç oyuncunun yanında ailesi de vardı. Baba Hasan Erol ile anne Hatice Hanım, oğullarıyla gurur duyduklarını söyledi.
Futbolla tanışman nasıl oldu? Sende iz bırakan antrenörler kimler? 9-10 yaşlarındayken mahalle arasında arkadaşlarla maç yapardık. Bazen defansta, bazen kalede görev alıyordum. Babam bir gün eve geldiğinde beni çağırdı. Yeniköy Belediyespor’un minik takımı kuracağını söyledi. Çok heyecanlanmıştım. Daha ilk günlerimde Hüseyin Gülister hocamın dikkatini çekmişim. Onun sayesinde kalecilik hayatım başladı. Yeniköy’de Hüseyin hocam görevi bıraktıktan sonra İsmail Bayraktar hocam gelmişti. İsmail hocam, Alper Boğuşlu ve Kocaelispor altyapı Koordinatörü Savaş Vardoğan’ın sayesinde Kocaelispor’a kazandırıldım.
Daha önce A Takım’da forma giydin mi? Geçen sene Süper Lig’de küme düştüğümüz kesinleştikten sonra son iki maçta forma giydim. Üzerimde çok fazla baskı olmadan bu maçlarda görev yaptım. Rahat bir şekilde gençlerle mücadele etmiştik.
A Takımla birlikte ne zamandır çalışıyorsun? 2002 senesinde Alper Boğuşlu hocamızın sayesinde A Takım’a çıktım. 2-3 ay A Takımla çalıştım. O sene takım küme düştü biz de alt yapıya geri döndük. Alt yapıda oynadığım dönemlerde A Takımla birlikte idmanlara da çıkıyordum. 2005 yılında da A Takım’ın üçüncü kalecisi oldum, ilk kez profesyonelliğe geçiş yaptım.
Orhangazi GB’ne kiralık verildiğin dönem neler yaşadın? Yuvadan uzak olmak nasıl bir duyguydu? Kocaelisporlu eski futbolculardan Faruk Yiğit, Orhangazi GB’ni çalıştırıyordu. Beni Kocaelispor’dan da takip ediyordu. Yönetimden beni istemiş, olumlu yanıt alınca da 1 yıl burada forma giydim. Orada zor günler geçirdim diyebilirim. Düşünün maç yemeğini bile bakkaldan aldığımız çikolatayla yapıyorduk. Tesis yok, saha yok, toprak sahada antrenman yapıyorduk. Ama başarılı bir sezon geçirmiştim. O sene takımı kümede tutmayı başarmıştık. 29 maçta forma giymiştim.
Gölcük, Orhangazi veya Kocaelispor’da forma giydiğin dönemlerde küskünlüğün oldu mu? 2006/2007 sezonun ikinci yarısında Gölcükspor’a kiralık gitmiştim. O zamanlar forma giymek çok istemiştim. Ama nasip olmadı. O dönemler Gölcükspor’un durumu iyi gidiyordu. Her maçı kazanıyordu, haklı olarak da Ramiz hoca takım kadrosunu değiştiremiyordu. Bu durum beni biraz sıkmıştı. Hatta bir ara kaleciliği bırakma noktasına kadar geldim diyebilirim. Ama ailem, İsmail hocam ve Hüseyin hocamın desteği ile bu dönemi de atlattım. İnsanın hayatında bazen inişli-çıkışlı dönemleri olabiliyor. Benim için de öyle bir dönemdi işte. Takım içinde en büyük desteği ise Kadir Yılmaz verdi bana. O da oynamamı çok istiyordu. Kocaelispor’da pek kırgınlığım olmadı ama yine de yedek kalmayı hiç istemiyordum.
Örnek aldığın kaleci var mı? Varsa en çok hangi özelliğini beğeniyorsun? Türkiye’de örnek aldığım herhangi bir kaleci yok. Ama Avrupa’yı sorarsanız birçok isim sayabilirim. Mesela Cech, Casillas ve Buffon. Bu kalecileri çok beğeniyorum.
Üniversite’yi dışarıdan bitiriyorsun, yani Açıköğretim okuyorsun. Futbol, eğitim hayatını etkiliyor mu? Yani ister istemez etkiliyor. Her gün antrenman yaptığım için yorgun oluyorum. Dolayısıyla fazla ders çalışamıyorum. Hatta bu hafta Bolu maçı nedeniyle sınava da gidemedim. Açıköğretim bütünleme sınavına giremedim. Sanırım bu sene sınıfta kaldım. Ama Kocaelispor için fazladan birkaç yıl daha okurum. Kocaelispor’a inanan, seven, Kocaelispor’la yatıp kalkan insanlar için terimizin son damlasına kadar savaşacağız. Bu takımı ayakta tutacağız. Kocaelispor için fazladan 1-2 yıl daha seve seve okurum!
Hacettepe ile oynadığımız maçta taraftarının önüne çıktın. O atmosferi belki de ilk defa yaşıyordun. Neler hissettin? Süper Lig’de son iki maçın birinde de taraftarımızın önünde forma giymiştim. Ancak o zaman küme düşmemiz garanti olduğu için bu kadar ilgi yoktu. Baskı yoktu. Gerçek anlamıyla geçen hafta Hacettepe maçında taraftarın önüne çıktım diyebilirim. Taraftarımızın önünde oynamak inanılmaz bir duygu. Her futbolcuya böyle taraftar önünde oynamak nasip olmaz. Artı İzmitli biri olarak çevremdeki herkesin beni izlediğini biliyorum. Bu da bana gurur veriyor. Kendimi her geçen gün biraz daha geliştirerek aldığım bu formayı layıkıyla taşıyıp bir daha kaptırmamaya kararlıyım.
22 yaşında bir kalecisin. Önünde uzun yıllar var. Hedeflerinden bahseder misin? En başta hedefim, kentimizin takımı olan Kocaelispor’un kalesini başarıyla korumak. Uzun yıllar Kocaelispor’a hizmet etmek istiyorum. Şampiyonluklar yaşamak istiyorum. Ve tabii ki, bir gün Milli Takım’da da forma giymek istiyorum.
Genç bir kadroyla lige başlangıç yaptık. Genç bir kaleci olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsun? Şüphesiz bu iş en çok bizlere yaradı! (gülüyor) Daha çok fazla forma şansı bulduk. Normalde lisanlar çıkmış olsaydı belki de şuan Kocaelispor’da değildik. Böyle olması da hoş bir durum değil tabii ki ama biz de elimizden gelenin fazlasını vererek Kocaelispor’u kümede tutmak için gerekli puanları toplayacağız. Bizim için her maç final olacak. Biz sahada üzerimize düşeni yapacağız. Geçmişle ilgili değerlendirme yapmak bize düşmez.
Hazırlık dönemini tesislerde geçirdiniz. Aşırı sıcak günler oldu. Yeni sezona iyi hazırlandık diyebilir misin? Tesislerde sezona hazırlanmamız bir yandan iyi, bir yandan kötü oldu. Saha bakımından istediğimiz zaman antrenman yapabiliyorduk. Kötü yanı da sizin belirttiğiniz gibi sıcaklardı. Bunaltıcı sıcaklarda zaman zaman bitkin düşüyorduk. İmkan olsaydı da daha iyi şartlarda sezona hazırlanabilseydik. Ama yine de son derece iyi çalıştık diyebilirim. Yeni sezon bizim için inşallah iyi olur. Ligde Çaykur Rize, Adanaspor, Boluspor ve Altay’ı güçlü takımlar olarak görüyorum. Ligin eski kalitesi yok gibi görünüyor. Gerçi henüz konuşmak için erken. Ama geçen yıllardaki heyecan yok sanki. Ekonomik kriz kulüpleri de etkiledi. Ligin geneline baktığınızda takımların çoğu kadrosunu mecburen gençleştirmiş.
Bolu ile oynadığımız maçtan biraz bahseder misin? Herkes Bolu rahat kazanır diye görüyordu. Bu yüzden sanırım rakibimiz de bizi küçümsedi. Zor bir maç oldu. Ne de olsa kaliteli futbolculardan kurulu bir takıma karşı mücadele verdik. Bitiş düdüğü çalana kadar elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalıştık. 2-1 öne geçtiğimiz anda rakip daha çok baskı kurdu. Daha doğrusu biz skoru korumak için geriye yaslandığımız için baskı arttı diyebilirim. Böyle olunca da golü yedik. Bu golden sonra zaman benim için geçmek bilmedi. Hele hakem 6 dakika uzatma gösterdiğinde büyük şok yaşadım. O 6 dakika bana bir saat gibi geldi.
Yediğin gollerde sence hatan var mıydı? Maça biraz tutuk başladım. İlk gol çok erken geldi zaten. Kornerden gelen topta 1-0 öne geçmişlerdi. Bu golde yan topa çıkmam gerekirdi. Ama o anda maça yeni başladığım için konsantre olamamıştım. İkinci golde yapabileceğim pek bir şey yoktu diye düşünüyorum. Sonuçta deplasmandan bir puan almak ta önemliydi. Hem de ligin iddialı bir takımına karşı.
Son olarak neler söylemek istersin? Taraftarlarımız bize her zaman destek versinler, her zaman arkamızda olsunlar. Biz gençler olarak elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Mutlaka hatalarımız olacak. Çok tecrübesiz bir takımız Ama bu durumda bile bize desteklerlerse çok mutlu oluruz. Takımda en ufak tepkiden bile çok etkilenen oyuncular var. Kadronun çoğu 17-18 yaşlarında gençlerden oluşuyor. Sahada çok zor şartlarda mücadele ediyorlar. Buna rağmen tekmeye kafa koymaktan çekinmiyorlar. Biz gençler olarak taraftarımıza layık olmaya çalışacağımızın sözünü veriyorum. Yeter ki bizi desteklesinler.
Sohbetimize, Metin’in ailesiyle devam ediyoruz.
Hasan Bey, bir baba için oğlunu Kocaelispor forması altında görmek nasıl bir duygu? Tarifi mümkün olmayan bir duygu. Oğlumla gurur duyuyorum. Daha iyi yerlere gelebilmesi için tüm gayretimi sarf ediyorum. Kocaelispor’da her zaman gençlere önem verilmesinden yanaydım. Bugün onlara şans verildiğinde neler yapabileceklerini bence gösterdiler. Bu takımda forma giyen bütün çocukları tebrik ediyor, alınlarından öpüyorum. Kalesinden forvetine kadar hepsini üstün performansından dolayı kutluyorum.
Bolu maçında neler yaşadınız? İşlerim dolayısıyla maça gidemedim. Ailece ablamın evinde maçı televizyondan izledik. Çok büyük bir heyecan yaşadık. O anki duygularımı anlatacak kelime bulamıyorum. Son 6 dakikayı eşim izleyemedi. Televizyon karşısında sürekli dua etti. Bizim için çok heyecanlı ve keyifli bir hafta sonu oldu diyebilirim. İki puanı kaçırdığımız için üzüldük ama.
Hatice Hanım, futbolu daha önce de sever miydiniz? Yoksa ilginiz Metin’le mi başladı? Daha önce futbolla ilgili hiç bir bilgim yoktu. Ama Metin futbola başlayınca ister istemez ilgilenmeye, maçları takip etmeye başladık. Oğlumu sahada gördüğüm zaman çok heyecanlanıyorum. Statta izlediğimiz maçlarda onunla birlikte tribünde ben de zıplayıp, topları kurtarmaya çalışıyorum. (odada gülüşmeler oluyor) oğlumla gurur duyuyoruz. her şeyden önce hayırlı bir evlat yetiştirdiğimiz için çok mutluyuz.
Bolu maçı sizin için nasıl geçti? Maç başladı televizyon karşısına geçtim. 90 dakika boyunca oğlum için dua ettim. Son 6 dakika uzatma verildiğinde artık kalbim dayanamıyordu. Bu yüzden evden dışarı çıkmak zorunda kaldım. Maç bittiğinde mutluluktan ağlıyordum.
Metin Erol kimdir?
24.01.1987 İzmit Yeniköy doğumlu. Hasan ve Hatice Erol çiftinin iki çocuğundan biri ve evin tek oğlu. İlk ve orta öğretimini Yeniköy İlköğretim Okulunda tamamladı. İzmit Endüstri Meslek Lisesi Elektronik Bölümü mezunu olan Metin, öğrenimine Açıköğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nde devam ediyor. Futbola 12 yaşında Yeniköy Belediyespor’da başladı. 3 yıl kadar burada forma giydikten sonra Kocaelispor alt yapısına seçildi. 2006/2007 sezonun ikinci yarısında Gölcükspor’a kiralık gitti. Bir sezon sonra yine TFF 3’ncü Lig takımlarından Orhangazi GB’ye transfer oldu. Bir yıllık Orhangazi GB serüveninden 29 maçta forma giydi. Geçen sezon başında Kocaelispor’a dönüş yaptı. Süper Lig’de son iki hafta forma giydi. Bu sezon 3 maçın hepsinde kaleyi korudu. 1,84 m. boyunda. Sözleşmesi 2011 yılına kadar devam ediyor.
Röportaj: Caner Kanyılmaz
|